PFO (Patent Foramen Ovale), kalbin iki kulakçığı arasındaki geçişin doğum sonrasında tamamen kapanmaması durumudur. PFO bulunan her kişide kapatma işlemi gerekmez. Kapatma kararı; hastanın klinik durumu, geçirdiği olaylar ve yapılan değerlendirmeler sonucunda kişiye özel olarak verilir.
PFO Kapama Hangi Durumlarda Düşünülür?
PFO kapama işlemi özellikle başka belirgin bir nedeni bulunamayan inme gibi durumlarda, hastanın özellikleri ve risk faktörleri değerlendirilerek gündeme gelebilir.
Karar verilirken hastanın yaşı, geçirdiği inmenin özellikleri, PFO’nun yapısı, kalpteki kan geçişinin durumu ve eşlik eden diğer riskler birlikte değerlendirilir.
İşlem Öncesinde Neler Değerlendirilir?
PFO kapama öncesinde ekokardiyografi ve gerekli diğer görüntüleme yöntemleriyle PFO’nun anatomik yapısı incelenir. Açıklığın konumu, boyutu, kalp içindeki kan geçişi ve cihaz yerleştirilmesine uygunluğu değerlendirilir.
Bu değerlendirmeler, işlemin uygun olup olmadığının belirlenmesinde önemli rol oynar.
PFO Kapama İşlemi Nasıl Yapılır?
PFO kapama, genellikle göğüs kafesi açılmadan, kateter yöntemiyle gerçekleştirilen girişimsel bir işlemdir. Kasık damarından ilerletilen özel bir kateter aracılığıyla kalbe ulaşılır ve uygun kapatma cihazı açıklığın bulunduğu bölgeye yerleştirilir.
İşlem sonrasında cihaz zaman içinde kalp dokusuyla uyum sağlayarak açıklığın kapanmasına yardımcı olur.
İşlem Sonrası Takip Neden Önemlidir?
PFO kapama sonrasında düzenli kontroller ile cihazın konumu, kalp fonksiyonları ve iyileşme süreci değerlendirilir. Kullanılması gereken ilaçlar ve takip planı hastanın durumuna göre belirlenir.
PFO kapama kararı, yalnızca bir açıklığın bulunmasına göre değil; hastanın tüm klinik özellikleri değerlendirilerek girişimsel kardiyoloji uzmanı tarafından planlanmalıdır.
Detaylı bilgi, ikinci uzman görüşü veya randevu almak için 0541 102 43 22 numaralı telefondan iletişim danışmanımıza ulaşabilirsiniz.