Aort diseksiyonu, hayati tehlike taşıyan ve acil müdahale gerektiren ciddi bir damar hastalığıdır. Kalpten çıkan en büyük atardamar olan aort duvarının iç tabakasının yırtılmasıyla başlar. Bu yırtık nedeniyle kan, damar duvarının katmanları arasına sızar ve damar boyunca ilerleyen bir yırtılma (diseksiyon) meydana gelir. Erken teşhis ve hızlı tedavi hayati önem taşır.
Nedenleri ve Risk Faktörleri
Aort diseksiyonu genellikle uzun süredir kontrolsüz seyreden yüksek tansiyon (hipertansiyon) zemininde gelişir. Ayrıca bağ dokusu hastalıkları (Marfan sendromu gibi), ileri yaş, erkek cinsiyet, aile öyküsü ve damar yapısını zayıflatan bazı genetik hastalıklar da risk faktörleri arasındadır. Göğüs travmaları ve bazı kalp cerrahisi sonrası durumlarda da görülebilir.
Belirtileri ve Tanı Yöntemleri
Aort diseksiyonu ani başlayan, çok şiddetli ve yırtıcı tarzda göğüs ağrısıyla kendini gösterir. Ağrı sırt, boyun veya karın bölgesine yayılabilir. Bazı hastalarda bayılma, nefes darlığı, tansiyon farkı, inme belirtileri ya da felç gibi bulgular da olabilir. Bu nedenle acil servise başvuran hastalarda tanı, genellikle BT anjiyografi gibi görüntüleme yöntemleriyle konur.
Tedavi ve Düzenli Kontrol Süreci
Diseksiyonun yerine ve yayılımına göre tedavi değişir. Tip A diseksiyon (aortun kalbe yakın kısmında olan) genellikle acil cerrahi gerektirirken, Tip B diseksiyon (aortun inen kısmında olan) bazı durumlarda ilaçla takip edilebilir.
Tedavide hedef, kan basıncını düşürmek, yırtığın ilerlemesini durdurmak ve organ hasarını önlemektir.
Detaylı bilgi, ikinci uzman görüşü veya randevu almak için 0541 102 43 22 numaralı telefondan iletişim danışmanımıza ulaşabilirsiniz.